ahir sıra eşim çoban kursuna gezmek için evden çıkınca, Selin hemen, “Hadi baba, biz bile gidelim!” dedi. Üzerimizde birer şort ve tişört vardı. Cüzdanı ve arabanın anahtarını alırken, (ne evet ne gerçekleşemez diyerek) yanıma ihtiyat bir şort aldım. makine pazarına varınca gene koltuk ve direksiyonu ayarlayıp, Selini kucağıma aldım. Dizlerimi birleştirdim, böylelikle Selin bacaklarının birini sağa diğerini sola salladı. tutum ettikten sonra dizlerimi açıp kapayarak, Selinin ayak arasını rahatça açıyordum. Her ileri anlayışsız hareketimde, Selinin amına götüne ‘Şortlu’ badana yapıyordum. sezdirmeden elimi bacağına koyup okşuyordum, “Aferin kızım, uygun gidiyorsun!” sanarak boynuna ve kulak memesine öpücükler konduruyordum. Selin bile altındaki sertliğin farkındaydı ve kıçını sikime bastırıyor, mabeyin teselsül yavaş hareketlerle kıçını sağa sola oynatarak benimle oynuyordu. böyle bir süre devam ettikten sonra elan bir küme dayanamadım ve yeniden boşaldım.